Warning: getimagesize(): Filename cannot be empty in /hsphere/local/home/c263079/atsam.org/modules/mod_jv_headline/helper.php on line 132 Warning: getimagesize(): Filename cannot be empty in /hsphere/local/home/c263079/atsam.org/modules/mod_jv_headline/helper.php on line 132 Warning: getimagesize(): Filename cannot be empty in /hsphere/local/home/c263079/atsam.org/modules/mod_jv_headline/helper.php on line 132 Warning: getimagesize(): Filename cannot be empty in /hsphere/local/home/c263079/atsam.org/modules/mod_jv_headline/helper.php on line 132
Joomla Templates and Joomla Extensions by JoomlaVision.Com
FRANSA’YA GERÇEKTEN KIZGIN MIYIZ?

FRANSA’YA GERÇEKTEN KIZGIN MIYIZ? 

25.01.2012 - Prof. Dr. Ümit Özdağ Enstitü Başkanı Fransız parlamentosu’ndan sonra senatosu da Ermeni sözde soykırım iddialarını yalanlamayı para ve hapis cezasına çarptıran yasa tasarısını kabul ederek yasalaştırdı. Parlamento yasa tasarısını kabul ettikten sonra Ankara’dan Paris’e yönelik çok sert tepkiler yükselmişti. Büyükelçimizi geri çektik, Başbakan Kanuni’nin Fransız kralına mektubunu okudu. Anlaşılan çok kızmıştık.

More...

Fransa Demokrasi Mezarı Oldu!

Fransa Demokrasi Mezarı Oldu!  

Dr. Hatem Cabbarlı, Avrasya Güvenlik ve Strateji Araştırmalar Merkezi Başkanı 24.01.2012 23 Ocak 2012’de Fransa Senatosu sözde Ermeni soykırımını inkar edenlerin cezalandırılması hakkındaki kanunu kabul etti. Kanun, Senato’da görüşülmeden önce durum şu şekilde olmuştur: Karşı olanlar; - 48 sandalyeye sahip Yeşiller Grubu ve 16 sandalyeye sahip Demokratik Sosyal Avrupa Birliği; - 31 sandalyeye sahip Merkezi Grup.  

More...

23 Ocak 2012: Fransa Senatosu’nda Kader Anı

23 Ocak 2012: Fransa Senatosu’nda Kader Anı  

Dr. Hatem Cabbarlı, Avrasya Güvenlik ve Strateji Araştırmalar Merkezi Başkanı 18 Ocak 2012   Fransa Parlamentosu Alt Kanadı sözde Ermeni soykırımını inkar edenlerin 1 yıl hapis veya 45 bin euro ile cezalandırılmasını öngören kanunu kabul etmesinden sonra Türkiye-Fransa ilişkilerinde ciddi gerginlik yaşanmaktadır. Bu konuyla ilgili bölge ve dünya basınında çeşitli yorumlar yapılmaktadır. 23 Ocak’ta kanun Senato’da görüşülecektir. Senato kanunu kabul ederse, Cumhurbaşkanı Nikola Sarkozy’nin onayına sunulacak ve büyük bir ihtimalle Sarkozy aksatmadan kanunu imzalayacak ve kanun hukuki nitelik kazanacaktır.  

More...

Azerbaycan Yalanlar

Azerbaycan Yalanlar 

25.01.2012 - Prof. Dr. Ümit Özdağ Enstitü Başkanı Türkiye’de bazı merkezler Azerbaycan her fırsatı aleyhine kamuoyu oluşturmak için kullanıyorlar. Fransız parlamentosunda sözde soykırım yalanına karşı çıkmayı suç haline getiren faşist yasa tasarısının kabul edilmesi sonrasında bu merkezler Bakü’nün  Paris’e gereken tepkiyi göstermediği yalanını yaymaya başladılar. Ne yazık ki bu yalanlara inanan ya da yalan olduğunu bilerek yayınlayan AKP Hükümeti yandaşı gazeteler kardeş Azerbaycan hakkında olmadık ve gerçeği ifade etmeyen yalanlar yayınlıyorlar. Oysa, daha yeni Bakü’yü ziyaret eden ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev dahil bir çok yetkili ile görüşen MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan çok farklı bilgiler veriyor.

More...

KIBRIS’TA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN ÇÖZÜM PLÂNLARINA GÖRE GARANTİLER MESELESİ -3 

Doç. Dr. Soyalp TAMÇELİK Gazi Üniversitesi, İİBF, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Siyasî Tarih Anabilim Dalı. Hâlbuki Aaland Adaları, asırlardan beri barış içinde yaşayan iki İskandinav ülkesi, İsveç ve Finlandiya arasında yer almaktadır. Aslında burası, 23.000 İsveç kökenliden oluşan nüfusuyla, küçük bir kara parçasıdır. Dolayısıyla Kıbrıs ile Aaland Adaları’nın hiçbir benzer yanı yoktur. Kaldı ki Aaland Adaları üzerinde, birbiriyle çatışan iki toplum da yoktur. Hatta büyük çoğunluğu, İsveç kökenlilerden oluşmaktadır.[1] Bu ülkede, özellikle sokak isimleri dahi biri Fince, diğeri İsveççe olmak üzere iki dilde yazılmaktadır. Çünkü Fince yanında, İsveççe de resmi dil sayılmaktadır.[2]  

More...

KIBRIS’TA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN ÇÖZÜM PLÂNLARINA GÖRE GARANTİLER MESELESİ -2 

Doç. Dr. Soyalp TAMÇELİK Gazi Üniversitesi, İİBF, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Siyasî Tarih Anabilim Dalı. 1.3. Annan Plânı’na Göre Garantiler Meselesi: 2002-2004 yılları arasında ortaya çıkan Annan Plânı’nda, garantiler meselesine özel bir önem verildiği görülmüştür. Özellikle bu plânda, garantiler ile ilgili olarak ortaya konulan öneriler, daha önceki çözüm plânlarına göre biraz daha farklıdır. Zira Annan Plânı’ndaki öneriler, daha somut verilerle mücehhez kılınmış ve ayrıntılara daha çok önem verilmiştir.[1]  

More...

KIBRIS’TA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN ÇÖZÜM PLÂNLARINA GÖRE GARANTİLER MESELESİ -2 

Doç. Dr. Soyalp TAMÇELİK Gazi Üniversitesi, İİBF, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Siyasî Tarih Anabilim Dalı. 1.3. Annan Plânı’na Göre Garantiler Meselesi: 2002-2004 yılları arasında ortaya çıkan Annan Plânı’nda, garantiler meselesine özel bir önem verildiği görülmüştür. Özellikle bu plânda, garantiler ile ilgili olarak ortaya konulan öneriler, daha önceki çözüm plânlarına göre biraz daha farklıdır. Zira Annan Plânı’ndaki öneriler, daha somut verilerle mücehhez kılınmış ve ayrıntılara daha çok önem verilmiştir.[1]

More...

KIBRIS’TA BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN ÇÖZÜM PLÂNLARINA GÖRE GARANTİLER MESELESİ -1 

Doç. Dr. Soyalp TAMÇELİK Gazi Üniversitesi, İİBF, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Siyasî Tarih Anabilim Dalı. Özet: Bu araştırmada, BM’nin çözüm plânlarına göre Kıbrıs’ta kurulmak istenen garanti sisteminin özellikleri ele alınmıştır. Bundan hareketle araştırmanın temel amacı, Kıbrıs’ta garantilerle ilgili sistemin nasıl kurulacağını, hangi yetkilerle donatılacağını ve adaya çok uluslu gücün getirilmesi hâlinde neler olacağını göstermektir.

More...

Erməni terrorizmi

Erməni terrorizmi  

TERRORİZMLƏ MÜBARİZƏ   http://www.mns.gov.az/az/pages/107.html Beynəlxalq təşkilatlar və Azərbaycan. Erməni terrorizmi SƏRNİŞİN AVTOBUSLARINDA TÖRƏDİLMİŞ TERROR AKTLARI 1. 1984-cü ildə Bakı şəhərində 106 saylı marşrut avtobusu erməni terrorçusu Vartanov tərəfindən partladılmış, nəticədə 1 qadın həlak olmuş və 3 nəfər yaralanmışdır. 2. 16 sentyabr 1989-cu il  - Tbilisi-Bakı marşurutu ilə hərəkət edən sərnişin avtobusu partladılmış, 5 nəfər həlak olmuş, 25 nəfər yaralanmışdır. 3. 13 fevral 1990-cı il Yevlax-Laçın avtomagistralının 105-ci kilometrində Şuşa-Bakı marşrutu ilə hərəkət edən avtobus partladılmış, 13 nəfər azərbaycanlı yaralanmışdır. Terrorçuları həbs etmək mümkün olmamışdır.  

More...

ROBERT SEDRAKOVİCH KOCHARIAN

ROBERT SEDRAKOVİCH KOCHARIAN 

ROBERT SEDRAKOVİCH KOCHARIAN Robert Kocharian, the current head of Armenia, had been the leader of seperatist Krunk (Crane) Armenian Movement of Nagorna-Karabakh in 1988 and had signed many of the crimes against Azerbaijani people. Kocharyan was found responsible for Hocalı massacre; in the same way he has been accused of the armed attack occured at the Armenian Parliament on October 27, 1999.  

More...

Pre 1 2 3 4 5 Next

Bu yazi ( 666 ) dəfə oxundu
User Rating   : / 5
Pis     Yaxsi 

Dr. Hatem Cabbarlı, Avrasya Güvenlik ve Strateji Araştırmalar Merkezi Başkanı

Azerbaycan 1991’de bağımsızlığını ilan ettikten hemen sonra ülkeye ilk giren yabancılar misyonerler olmuş ve bugüne kadar kendileri açısından başarılı sayılacak bir çok projelerini uygulamayı başarmıştır. Azerbaycan’da bugün, Yehova Şahitleri, Advintistler, Nehimiya,  Hayat Sözü, Hayat Verici Lütuf, Birlik Kilisesi, Krişna, Bahai, Greater Grace (Daha Büyük Zerafet), Baptistler, Katolik, Protestan ve başka kurumlar misyonerlik faaliyeti ile meşgul olmaktadır.

Bugün Azerbaycan’da misyoner kuruluşların faaliyeti Azerbaycan’ın ulusal güvenliğini, milli birlik ve beraberliğini ciddi şekilde tehdit etmesine rağmen, hükümet bu kuruluşların faaliyetini kontrol etmekte oldukça zorlanmaktadır. Her şeyden önce, başta Amerika olmak üzere, bir çok Avrupa ülkesi Azerbaycan’da demokrasi ve insan hakları ile ilgili hazırladıkları raporlarda, misyoner kuruluşların faaliyetinin sınırlandırılmaması için Azerbaycan Hükümetine baskı uyguladıklarından dolayı, hükümet bazı durumlarda bu misyoner kuruluşların faaliyetine göz yummak zorunda kalmaktadır. Azerbaycan özellikle Avrupa Konseyine (AK) üye olduktan sonra misyoner faaliyetlerini ciddi şekilde kontrol edememiş, bu yönde yapılan girişimler de Konsey tarafından eleştirilmiştir.

Misyonerlerin Azerbaycan’da başarılı olmasının en büyük nedenleri şunlardır:

- Yetmiş yıllık Komünist rejimde İslam Dininin öğretilmemesi sonucunda din bilgisi ve kültürünün oldukça zayıf olması,

- Bağımsızlık sonrası ciddi ekonomik sorunlarla karşılaşan kişilerin misyonerler tarafından maddi açıdan desteklenmesi,

- Bağımsızlık ilan edilene kadar Kafkasya Müslümanları İdaresi’nin fiilen Azerbaycan Devlet Güvenli Komitesi’nin (KGB’nin) kontrolünde olması,

- Bağımsızlık sonrası Kafkasya Müslümanları İdaresi’nde yönetim kavgası ve bu kavgadaki bölünmüşlüğün günümüze kadar devam etmesi,

- Hükümet yetkililerinin bu konuyu ciddiye almamaları veya Avrupa’nın “demokrasi ve insan hakları” adına yapmış olduğu baskısı,

1993’te yayınlanan ve Protestan misyonerlerin el kitabı olarak kabul edilen “Operations World” adlı kitapta 1993 yılına kadar Azerbaycan’da iki binden fazla kişinin Hıristiyanlığı kabul ettiği bildirilmektedir. Misyonerlerin Azerbaycan’da faaliyetleri o kadar genişlemiştir ki Azerbaycan Dini Kurumlar Devlet Komitesi’nin (DKDK) Başkanı Rafig Aliyev, San Myön Mun’un lideri olduğu Birlik Kilisesi’nin üyesidir ve Hıristiyanlığı kabul etmiştir. Aliyev, 1996-2001 yılları arasında Birlik Kilisesi’nden kesintisiz bir şekilde maddi yardım almıştır. Aliyev, Birlik Kilisesi’nin ideolojisini Dünyada Barış İçin Kadınlar Federasyonu, Dünyada Barış ve Birlik İçin Aile Federasyonu ve Uluslar arası Eğitim Teşkilatı aracılığı ile propaganda etmiştir. Aliyev bununla da yetinmemiş, Birlik Kilisesi’nin lideri Mun’un yazdığı “Allah’ın Prensipleri” adlı kitabı Azerbaycan Türkçesine tercüme ettirerek yayınlanması için Birlik Kilisesi’nden 23 bin Dolar para almış, ancak bazı teknik sorunlar nedeni ile bu görevini yerine getirememiştir.

Papa 2003 yılında Azerbaycan’ı ziyareti sırasında Hıristiyanlar/Katolikler için ibadet özgürlüğünün arttırılması yönünde görüşlerini dile getirmiş ve Bakü’de Katolik Kilisesi’nin inşa edilmesi için izin almıştır. Azerbaycan’da Katoliklerin sayının az olmasına rağmen, bir kilise inşaatı için karar alınması halinde, organize bir çalışmanın söz konusu olduğu düşünülmektedir.

 

Azerbaycan’da faaliyet gösteren misyonerler  sadece kendi dini görüşlerini propaganda etmemekte, aynı zamanda Şii ve Sünni ihtilafını da tahrik etmekte ve bu konuda da başarılı olmaktadırlar. Azerbaycan için bir başka önemli sorun yabancı ülke diplomatlarının da özellikle de din konusunda Azerbaycan’ın iç işlerine, müdahale etmeleridir. Örneğin, Norveç’in Azerbaycan Büyükelçisi, Stenyar Gil, Şii ve Sünniler arasında yaşanan bir anlaşmazlık nedeniyle Cuma Mescidi’ne toplananlarla görüşürken “Siz kölesiniz, haklarınızı bilmiyorsunuz” diyebilmektedir. Gil’in bu tür bir açıklama yapması Azerbaycan’ın iç işlerine müdahale anlamına gelmektedir. Maalesef, ne Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ne de sivil toplum kuruluşları Gil’in yukarıdaki ifadeyi kullanmasıyla diplomatik yetkisini zorladığını kendisine hatırlatmamıştır.

 

Misyoner teşkilatları özellikle aşağıda belirtilen sosyal kesim üzerinde propaganda faaliyetlerini yoğunlaştırmaktadırlar:

            - Ciddi ekonomik sıkıntı içinde bulunan yoksul kesim,

           - Dağlık Karabağ Savaşı sonucunda göçmen konumunda olan ve sosyo-psikolojik bunalım sonucu kimlik arayışı içinde bulunan kesim,

             - Rusça konuşan ve Rusça dini eğitim almayı tercih eden zengin Müslüman kesim,

            - Yurtdışında üniversite, yüksek lisans veya doktora eğitimi almak isteyen genç ve eğitimli kesim,

            - Ulusal güvenliği zayıflatmak için Azerbaycan Ordusunda subay ve erlerden oluşan kesim.

Misyonerlerin yaptıkları hesaplamalara göre Azerbaycan nüfusunun yüzde 25’ne Hıristiyanlık kabul ettirilebilirse, iki kuşak sonra nüfusun tamamına yakını Hıristiyanlaşacaktır. Bugün, Hıristiyan misyoner organizasyonları tarafından yapılan bu hesaplar üzerinde ciddi şekilde düşünmek gerekmektedir. Ancak bu  konuda yapılan araştırmalar, misyoner faaliyetlerinin kontrol edilmesi ve karşı propaganda bağlamında ciddi bir çalışmanın  söz konusu olmadığını göstermektedir.  

 

Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün sağlanamadığı, milli değer ve ulusal hedeflerinin henüz milli bilince yerleşme sürecinin tamamlanmadığı bu ortamda yasadışı misyoner faaliyetleri durdurulmasa ve kontrol edilemezse, uzun vadede ulusal çıkarları ciddi tehlike ile karşı karşıya kalacaktır. Ermenistan ve Rusya’da Yehova Şahitleri’nin faaliyetinin yasaklanmasını ve başka misyoner teşkilatlarının da faaliyetlerinin büyük ölçüde sınırlanmasına sessiz kalan ABD ve Avrupa ülkeleri, Azerbaycan’da bu konuda yapılan yasal düzenlemelere de itiraz etmektedir.

Azerbaycan’da halkın misyoner tuzaklarına düşerek din değiştirmemesi, İslam dinine sahip çıkılması ve ulusal güvenliğin korunması için  aşağıdaki şu tedbirler alınmalıdır:

         - Okul müfredatlarına İslami bilgi veren dersler verilmeli,

         - Camilerde halka verilen dini bilgi seviyesi yükseltilmeli,

         -  Misyonerleri faaliyetleri daha sıkı kontrol edilebilmeli,

          - Sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel tedbirler arttırılmalıdır

Müəllif hüquqları qorunur. Saytın materiallarına və bizim istinad etdiyimiz materillara qismən və tamamilə istinad edildiyində mənbə mütləq göstərilməlidir.

-ATSAM-

Comments  

 
+1 #1 UĞUR ÇAM 2010-10-05 08:55
Çok haklısınız Hatem Bey. Yukarıda bahsi geçen Misyonerlik faaliyetleri Türkiyede'de çok yaygın durumdadır. Umarım bu durumun ne kadar ciddi bir tehlike arzettiğini Hükümetlerimiz de dikkate alırlar.
Quote
 

Add comment


Security code
Refresh